Tag Archives: hostel

Riga – 01

Litvanya’ya giderseniz, Riga’ya uğramadan geri dönemeyin. Zaten araları 2 saat falan. Riga, Letonya’nın başkenti. Avrupa’nın önemli kültür, sanat, eğitim ve finans merkezlerinden birisi. Doğu Avrupa’nın da en önemli şehri. Oldukça eski bir tarihi var; 1200’lere dayanıyor. 1600’den sonra sırasıyla Polonya, İsveç ve Rusya egemenliğine girmiş olsa da şimdilerde serbest, özgür, divane 🙂 Bu bilgileri oraya gitmeden sağdan soldan okuyorum. Yoksa, ziyaret ettiğim ülkelerin tarihiyle pek ilgilenmiyorum. Zaten gidince gezilen turistik yerlerden çıkarıyorsun her şeyi. Yok şu katliam anıtı, yok bu kralın yazlığı derken tarihle dolup taşıyorsun.

Kısa bir girişten sonra kendi macerama geçiyorum.

Yine şirin mi şirin bi hostel bulduk. Eğer turist sezonunda bir yere gitmiyorsanız, kalacak yer için önceden rezervasyon yaptırmanıza gerek yok. Yanınızda laptopunuz varsa, bi yerde yorgunluk kahvenizi içerken kalacak yer bulabilirsiniz. AMa siz benim bu tavsiyeme uyun:) Hostelin adı Riga Hostel. Kahvaltı ve gün boyu çay-kahve onlardan. Yani beleş. Her oda da internet var. Daha ne olsun. Hemen yanında da gece kulübü var. Bu durumda korkusuzca dağıtabiliyorsunuz. Ama erken uyurum ben derseniz bu hostelde kalmayın. Gece 12-1’e kadar yatakta dans edebilirsiniz. He, fiyatı da ben gittiğimde 10 yuroydu. Bizdeki hostellerden daha ucuz.

Çantaları atar atmaz dışarı çıktık. Biraz keşif, biraz ziyaret derken akşamı ettik. Buradaki tarihi binalar da Adolf Amca’nın ve Ruslar’ın gazabına uğramış. Kiliselerini ziyaret nedin; St. Johns’tan başlayabilirsiniz. Yahu, burada da dilenciler var. Demek turizmi fırsata dönüştüren sadece bizimkiler değil. Ama buradakiler işlerini biraz değişik ifşa ediyor. Dizlerinin üzerine çöküp, yere secde eder pozisyonda duruyorlar. Önlerinde bir para kutusu. Onlar secde halinde oldukları için kimin, ne kadar para attığını görmüyor. Yanımızdaki bi arkadaşın dediğine göre bu hareketleriyle para verenin karşısında bi teşekkür gösterisiymiş bu. İlginç! Gidip adamın koluna asılmak, eteğine yapışmak varken…

stjohns

Bu Doğu Avrupa ülkeleri biraz soğuk. E, haliyle tüm eğlencelerini kapalı alanlarda gerçekleştiriyorlar. Kapalı mekanlarda da sigara içmek yasak. Allahım ya, alkol ve sigara birbirinden ayrılır mı? Ayrılmaz. O zaman ikisini bir arada bulana kadar aramak lazım. Biz öyle yaptık:) İyi de yapmışız. Chill out parti veren bi gece kulübü bulduk. Chill out olur da, ortalık dumansız olur mu? Olmaz! Bana hak veriyorsanız http://www.nautilus.lv ‘u tavsiye ederim.

Bu tip yerlerde bazen mekana yabancılaşıyorum. Yahu, sabaha kadar hoplayıp, zıplıyorsun; bağıra bağıra konuşuyorsun, sonra sabah kalkınca of anam! Ne gerek var o zaman, deli miyim ben? Hem bizimkisi dans etmek de değil. Anlamsızca hareketler bütünü. Ama dayanamıyorsun işte, içeri girince bi süre sonra girdabın içindesin. Deliler gibi:)

Buralara gidin şimdilik. Kalacak yeriniz var, karnınız tok, sırtınız pek. Sabah başınız ağrıyarak kalkacaksınız zaten. İşte o zaman size, kahve içilecek sakin yerler göstereceğim.

Reklamlar

Varşova – 01

Varşova da doğu Avrupa’nın birçok ülkesi gibi sonbaharda veya kışın ziyaret edilebilecek çok güzel bir şehir. Polonya’nın başkenti.

Bu sefer küçücük bir çanta aldım yanıma. Sadece bir hafta kalacağımdan pek bir şeye ihtiyacım olmayacak. Böylece Varşovaya iner inemez kalacak bir yer aramaktansa, eski kenti gezme fırsatım oldu.

Eski kentte yürüyordum. Hafif yağmur çiseliyordu. Kulağımda Villa Valo, mırıldanıyordum. Yağmur tanelerinin sesini duyabilmek için kulaklıklarımı çıkardım. Üşümüyordum.  Öyle ki, yüzyıllar önce buralarda yaşamış insanları görüyordum etrafımda. Kimi patates sepetiyle sokak aralarında geziniyor, kimisi küçükcük penceresinden başını çıkarmış, insanlarla konuşuyor.

warsaw05
Daha fazla ıslanmadan bir kafeye girdim. Cafe 6/12, ısınmak için ve kalacak bir yer bulmadan önce sıcak bir kahve içmek için güzel bir yer. Kahvemi içerken haritamı karıştırdım, arkadaşlarla buluşmak için bir  yer aradım. Çoğu insan Castle Square dedikleri kale meydanında buluşuyor. Kahvemi içtim, enerjimi depoladım, hoppa. Kalkma zamanı. Hostelime doğru yollandım. Burası da diğer hosteller gibi şirin ve ufak bir yer. Geceliğini 20 euro’ya kurtardım:) Bir de sabah kahvaltısı. Eğer bir ülkenin kültürünü gerçekten yaşamak istiyorsanız ya ufak bi köyünde kalmak gerekir ya da hostellerinde. Aşağıdaki fotoğrafa bakın. Kaldığım oda burası. Süper. Hostelin adı OkiDoki 🙂

okidokihostel02
Çantalarımı attım, uzandım yatağıma. Yolculuk birazcık yormuş galiba. Akşam arkadaşlarla buluşana kadar biraz kestireyim değil mi:) Güzel yemekler yiyeceğiz. Bir de sabaha kadar sokaklarda sürteceğiz. Aman uyuyakalmayın, uyandırmam ben sizi:)

Vilnius – 1

(Prag’tan çok bahsettim. Belki ileriki yazılarımda geri dönerim.)

Sıra geldi Vilnius’a. Vilnius neresi yahu mu dediniz. Telepatik güçlerim vardır. Siz okurken, ben duyarım. Vilnius, Litvanya’nın başkenti. Güzeldir. Kışları soğuktur. Yazları, Türkiye’nin ilk bahar havasını tadarsınız. Doğu Karadeniz’in tüm yeşil tonlarına burada rastlamak mümkün. 

Benim Vilnius’ta bulunduğun günlerde Vilnius, tarihinin en soğuk kışını yaşamaktaydı. Şubat-2006. -30’u gördüm. Dondum dondum dirildim. O şekil yani.

Uçaktan indim. Her yer bembeyaz. O kadar beyaz ki hava alanından çıkışı bulana kadar canım çıktı. Kapısız bembeyaz bir odanın içine hapsedilmiş gibi hissettim kendimi. İlk gün arkadaşımın evinde kaldım. Çünkü gecenin bir yarısı, Avrupa’nın birçok şehrinde olduğu gibi burada da açık bir yerler bulabilmek çok zordur. 

Sabah ilk iş kalacak bir yer buldum. Old town diye tabir ettikleri eski kentte ufak, şirin bi hostel buldum. Her şeyiyle diğer hostellerle aynı standartları barındırıyordu; ancak tek fark ısıtıcılarının hayvan gibi çalışmasıydı:) Dışarıya çıkarken kat kat giyiniyordum, içeride şortla geziniyordum. Bu, o soğuk havada süper bi şi. Hostelin adı Vilnius Backpackers. Vilnius’un mimi olan katedrale çok yakın. (Alttaki fotoya bakın.)

katedral1

Hatta daha sonra bahsedeceğim Uzupis’e de çok yakın.Adres bu: Sv. Mikalojaus 3/1, haritadaki yeri de şu. Kalacak yer bulmak için çok da çabalamayın, hepsi aynı. Arkadaşımın tavsiye ettiği ilk yer de burası. Burası da eski kente çok yakın.Gecelik 10-13 euro arasında değişiyor fiyatlar. 

Yemek yemek bazen çok işkenceli bir hale bürünebiliyor. Çünkü hava soğuk ve insanlar soğukta yağlı yiyecek olduğu için domuz mamüllerini tüketiyorlar. Hatta, bir keresinde hiç bilmeden, kandırılarak, domuz bağırsağına sarılmış patates yedim. Sonra da “Sen de biz ekokoreç yedirmiştiiiiin” gibi haklı bir intikam cümlesi ile karşılaşmıştım. Alma ecnebinin ahını çıkar böğüre, böğüre, çok afedersiniz. Ama şu aşağıdaki fotoda gördüğünüz Pilies Gatve’de her türlü yemeği bulabilirsiniz. Kebap bile. Katedralin hemen arkasında kalıyor.

piliCaddelerine gezerken orta çağ Avrupa’sına yolculuk ediyor insan. Rus zülmünden başka bir hasar görmemiş. Adolf amca pek uğramamış. Dolayısıyla yapı kültürü bozulmamış. Gençleri sıcak, cana yakın; yaşlılara pek bulaşmayın:)

Siz bir yer bulun şu cadde de kendinize, yemek yiyin. Sonra ben size gezilecek birkaç yer göstereceğim, sonra hooop alemlere.

Prag – 1

(Viyana yazılarına çok kısa bir ara verip, Prag’tan bahsedeceğim.)

Prag da Viyana gibi anlatarak bitirilemeyecek şehirlerden biri. O zaman n’apıyoruz? En yakın tatilde çantamızı sırtlayıp Prag’a uçuyoruz. Ben sadece Prag’a indiğinizde size yardımcı olacak yerleri, insanları anlatacağım. Gördüğüm her şeyi anlatamam ki, azcık da bana kalsın:)

Prag’a ilk adımınızı attığınızda gökyüzüne bakın ve derin bir nefes alın. Bu eylem, hem “Seni yeneceğim Prag” anlamına gelir, hem de uzun ve unutulmayacak bir gezi öncesi ilk hazırlıklar anlamına gelir. Prag’ı gezmek için belli bir mevsim seçmenize gerek yok; her mevsim güzeldir. He, illa ki bi mevsim söyle derseniz, sonbaharın ilk aylarını tavsiye edebilirim.

Pekiii! İndikten sonra ilk iş bir yere yerleşmek olacaktır. Bir otel, bir de hostel adı vereceğim. Bunlar hem ucuz, hem konforlu, hem de Prag’da bulunduğunuzu her an hatırlatacak yapıda yerler.

1- Hotel City-Centre, 1. Bölge, Revolucni 4: Merkeze çok yakın. Ne kadar yakın derseniz, gece sarhoş olduğunuzda kısa sürede kendinizi yatağa atabilecek kadar yakın:) Bir geceyi 15 yuro ödeyerek geçirebilirsiniz. 24 saat sıcak su, televizyon ve sabah kahvaltısı yanında ekstrası. >>> www.city-centre.cz

citycentre

2- Hostel One Prague, Cimburkova 916/8: İşte burası harika bir yer. Tatil yaparken de yeni insanlarla tanışmak isterseniz, burası bir numara. Temiz, rahat, ucuz. Geceliğine 9-15 yuro ödeyerek kalabilirsiniz. Mutfak sizin, bahçe sizin. Geceleri dışarı çıkıp paraları çarçur etmeye gerek yok. Alın ne alacaksanız, gelin hostele, bahçe de millet sizi bekliyor olacaktır zaten:)

hostelim02

hostelim03

Yerleştiniz mi? Heh, şimdi azcık dinlenin. Sonra size yemek yeme yerlerini göstereceğim.