Category Archives: Varşova

Varşova – 03

Varşova’dan çokça bahsetmiş gibi oldum galiba 🙂 Zaten, şimdilik bu son yazım olacak. Daha sonra  hostelde kiraladığımız bisikletlerden ve über maceralarımızdan bahsedeceğim. Belki hemen bahsetmemi istersiniz. İster misiniz? (Yol yapma çabaları)

Bugün, klasik turist modunda önemli yerleri, müzeleri, parkları falan geziyoruz. Lazienki Park’tan başlayalım. Burası Kral Stanislaw’ın isteğiyle 1790 yılında Kamsatzer’e yaptırılmış. Kral beyefendi burayı yazlık olarak kullanıyormuş. Çoluk çocuk toplanıp, yazları buraya geliyorlarmış.

lazienki

Ayrıca, parkın içinde önemli besteci F. Chopin’in heykeli var. Gidip baktım. Heykellere böyle boş boş bakmak nasıl bir şeydir ya. Ben anlamıyorum Gothic, Bohem falan. Madem adam besteci, madem dijital çağdayız, yanına bestelerinden dinleyebileceğimiz bi alet koy değil mi? Çok bilirim ben:)

chopin

Yanınıza kahvaltılıklarınızı getirdiyseniz, atın sofra bezini yere. Bu parkta yapın kahvaltınızı, şaka yapmıyorum:) Buradaki misyonumuzu tamamladıktan sonra yol alıyoruz Castle Square doğru. Yol üstünde Soviet War anıtı var. İkinci dünya savaşında Nazilere karşı savaşan Sovyet askerlerinin anıtı. Ancak, bu anıt Polonyalılar tarafından pek sevilmiyor. Çünkü Ruslar artık bu bölgelerde sevilen bir millet değil.  Fotoğrafını koymayacağım bu anıtın.

Sıra Royal Castle’da. Kraliyet sarayı gibi bir şey. Gayet şaşalı ve görkemli. 17. yüzyılda inşa edilmiş, 300 odası var. Kralın yatağını gördük, çok küçük. Kral nasıl yatar yahu dedik, bizimkilerin sadece kavuğu sığar bu yatağa dedik. Adamlar böyle yataklarda yatıyormuş. Neyse, kale ikinci dünya savaşında Naziler tarafından hasar görmüş. 1984 yılında onarılmış. kalenin havası o kadar mistik ki o yüzyıllara geri dönüyorsunuz.

Ben çok yoruldum ve tam zamanında Kale Meydanına geldik. Burası gerçekten dinlenip, nefeslenmek için süper bir yer. Oturun bi kafeye, sessiz sessiz kahvenizi içerken etrafınızı gözlemleyin. Çok ilginç şeyler göreceksiniz. Puzzle dünyası gibi.

warsawcastlesquare

Son olarak Nazilerden kalmış bir toplama kampını ziyaret etmenizi öneririm. Katliamın soğukluğunu kırık dökük yataklarda, virane odalarda hissedebilirisiniz. Bunu kesinlikle görmelisiniz.

Hadi ben kaçar. Her yeri gezeceğim diye kendinize yazık etmeyin.

Yarına başka bi ülkenin şehrinden dem vuracağım.

Reklamlar

Varşova – 02

Bu arada, geçen yazımda söylemeyi unutmuşum. Hava alanından eski kente tek otobüsle gidebilirsiniz. Otobüsün numarası 175.

Hosteldeki odamda yeterince dinlendim. Kot pantolonla uyumanın yarattığı yorgunluğu atmak için hemen sıcak bir duş aldım. Kale meydanında arkadaşlarla buluştum. Ben yine her zamanki gibi güzel ve kaliteli bi jazz bar buldum. Yorucu bir geceye başlamadan önce ilk durak olarak jaz bar, bünyeye iyi geliyor. Vücudu ve kulakları birazcık daha dinlendirip, sonra at koşturmak için sokaklara, kulüplere salmak 🙂

Jazz barın adı Tygmont jazz club. İnternet sitesi pek yardımcı olmuyor. Adresi ben vereyim, daha iyi: Mazowiecka 6/8. Eski kente çok yakın, yürüme mesafesinde. Giriş ücretsiz ama bazı akşamlar önemli müzisyenler geldiğinde  4-5 dolarlık giriş ücreti alınıyor. Yaklaşık 20 Polonya ‘zloty’si. Yaklaşık 2 saat içerde kaldık, birkaç tane geceye hazırlık olsun diye bira yuvarladık. Votka-tonik karışımını şimdilik erteledik 🙂

tygmont-jazz-club

Nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Aramızda daha önce buraya gelmiş bi arkadaş var. Club Balsam diye bi yerden bahsetti. Oraya gittik. Adresi de vereyim: Ul. Raclawicka, bu da google map. Gayet eğlenceli, hareketli ve sıcak görünüyor. Ama sadece görünüyordu, zira kafamıza göre bi yere gitsek daha fazla eğlenebilirdik gibime geliyor. Her şey yerli yerinde diyorsun ama bir şeyler eksik burada. O da doğallık. Etrafımdaki herkes kasılıyor. Sanki herkes görücüye çıkmış, stres üstüne stres yapmışlar. Ne gerek var, fani dünya. Eğlenmekle coş. Cık cık cık… (Aşağıdaki fotoya bakın, oturarak dans edenler var.)

balsamm

Beğeni oranı düşü kalınca saat 12 gibi başka bir bara gittik. Topluca, sürüyle. Bu daha başarılı bir yerdi. Adı Club Piekarnia, adresi ul. Mlocinska. Bu da google map. Yine merkeze çok yakın. Zaten gecenin bir vakti fazla uzaklaşmaya niyetimiz yoktu. Çok eğlenceli, yer yer kalabalık, süper Dj performansı. Burayı beğendik, sabaha kadar da burada takıldık. Zıplayan zıplayana, hoplayan hoplayana. Zaten bi süre sonra herkes uçtu. Kim ne yapıyor, kimsenin umrunda değil. Bi yer daha duyduk. Gidelim mi gitmeyelim mi diye düşündük. Sonra vazgeçtik. Tamamen öğrencilerin takıldığı bi mekan: Klup Park. İsterseniz gidin.

piekarnia

Saat sabahın 4’ü oldu. Gidip biraz uyumaya karar verdik. Daha sonra şehrin önemli noktalarına demir atacağız: Lazienki Park ve Chopin Heykeli, kiliseler, Warsaw Uprising, Royal Castle… Yani, yorucu bir gün olacak. Azcık, ama azcık dinlenmek gerek.

Varşova – 01

Varşova da doğu Avrupa’nın birçok ülkesi gibi sonbaharda veya kışın ziyaret edilebilecek çok güzel bir şehir. Polonya’nın başkenti.

Bu sefer küçücük bir çanta aldım yanıma. Sadece bir hafta kalacağımdan pek bir şeye ihtiyacım olmayacak. Böylece Varşovaya iner inemez kalacak bir yer aramaktansa, eski kenti gezme fırsatım oldu.

Eski kentte yürüyordum. Hafif yağmur çiseliyordu. Kulağımda Villa Valo, mırıldanıyordum. Yağmur tanelerinin sesini duyabilmek için kulaklıklarımı çıkardım. Üşümüyordum.  Öyle ki, yüzyıllar önce buralarda yaşamış insanları görüyordum etrafımda. Kimi patates sepetiyle sokak aralarında geziniyor, kimisi küçükcük penceresinden başını çıkarmış, insanlarla konuşuyor.

warsaw05
Daha fazla ıslanmadan bir kafeye girdim. Cafe 6/12, ısınmak için ve kalacak bir yer bulmadan önce sıcak bir kahve içmek için güzel bir yer. Kahvemi içerken haritamı karıştırdım, arkadaşlarla buluşmak için bir  yer aradım. Çoğu insan Castle Square dedikleri kale meydanında buluşuyor. Kahvemi içtim, enerjimi depoladım, hoppa. Kalkma zamanı. Hostelime doğru yollandım. Burası da diğer hosteller gibi şirin ve ufak bir yer. Geceliğini 20 euro’ya kurtardım:) Bir de sabah kahvaltısı. Eğer bir ülkenin kültürünü gerçekten yaşamak istiyorsanız ya ufak bi köyünde kalmak gerekir ya da hostellerinde. Aşağıdaki fotoğrafa bakın. Kaldığım oda burası. Süper. Hostelin adı OkiDoki 🙂

okidokihostel02
Çantalarımı attım, uzandım yatağıma. Yolculuk birazcık yormuş galiba. Akşam arkadaşlarla buluşana kadar biraz kestireyim değil mi:) Güzel yemekler yiyeceğiz. Bir de sabaha kadar sokaklarda sürteceğiz. Aman uyuyakalmayın, uyandırmam ben sizi:)